|
Cleveland’lı
John Rogers’in ölmesi üzerine, komşuları, köpeği Scotty’yi evlerine
almışlardı. Hayvan bir süre sonra John Rogers’i unutmuş göründü
ve yeni efendileriyle mesut bir hayat sürmeye koyuldu. Beş yıl
sonra Scotty hastalandı ve bir gece kaçıp ortadan kayboldu.
Scotty’nin kaybolmasından birkaç gece sonra, o yakınlardaki
mezarlığın bekçisi, bir kabrin üzerinde bir köpeğin ölüsünün
yatmakta olduğunu görerek şaşırdı. Köpek Scotty idi. Kabir ise
eski efendisine aitti.
Bu hikâyenin doğruluğuna yemin eden bir düzüne tanık, köpeğin
evinden 12 km uzaklıktaki mezarlığa o vakte kadar hiç gitmediğini
ileri sürmüşlerdir.
Schmidt ailesi Almanya’nın
Münih şehri yakınlarındaki ormanlardan birinde piknik yapmıştı.
Fakat gitme zamanı gelince, köpekleri Wolf bir türlü oturduğu
yerden kalkmak istemedi. Bay Schmidt onu çağırıp ıslık çaldıkça,
Wolf sadece uluyor, fakat yerinden kıpırdamıyordu.
Schmidt nihayet köpeğin yanına gitmek zorunda kaldı. Sahibi
yaklaştıkça Wolf’un ulumaları artırdı. Bay Schmidt, Wolf’un
yanına varıca, hayvanın heyecanının sebebini anladı. Wolf, sahibinin,otların
arasına düşmüş saatinin başında nöbet bekliyordu!
Havlayamayan
Köpek(Yazan:Alan Devoe) |
Bine yakın insan soğuğun 4 dereceye
kadar düştüğü uzun bir Eylül gecesi Birleşik Amerika’nın Vermont
eyaletinde, Fair Haven Şehri yakınlarındaki bir bataklıkta üç
yaşındaki Sandra Bethel ile köpeği Rusty’yi arıyorlardı. Araştırma
yorucu bir işti. Yer yer yosunlarla ve tehlikeli su birikintileriyle
kaplı olan bataklığın uzunluğu kilometreleri buluyordu. Araştırmalara,
küçük kızın hiçbir izine rastlamadan haftalarca devam etmek
kabildi. Hâlbuki üç yaşındaki bir çocuk, bu derece soğukta,
aç olarak ne kadar yaşayabilirdi ki...
Hiç değilse Rusty havlayabilse ne iyi olurdu. Fakat köpekte
de bu kabiliyet yoktu. Polis müfettişi Everett Smith’in idaresinde
çocuğu arayanlar, Rusty’ye iki hafta önce bir kamyonun çarptığını
biliyorlardı. Bunun sonucunda hayvanın çene kemiği ve bir bacağı
kırılmıştı. Rusty’nin, kazadan beri sesini çıkardığını duyan
olmamıştı. Sandra’yı arayanlar, çocuk ile köpeğin ayak izlerini
bir gün önce saat dörtte bataklığın kıyısında kaybetmişlerdi.
Bütün gece bataklığı elektrik fenerleriyle aramışlardı. Fakat
saatler geçtikçe ümitleri kırılmaya başlamıştı. Ertesi gün aramalara
devam etmenin beyhudeliğini bile bile bataklığı karışlamaya
devam ettiler. Derken bir ses işittiler. Bu, gayet hafif ve
boğuk bir havlamaydı.Yakından geldiği belli oluyordu. Rusty,bu
bir tek
Havlayışını, kurtarıcılar yeteri kadar
yakına gelinceye kadar saklamıştı. Adamlar çok geçmeden bir
çalı kümesinin arkasında aradıklarını buldular.
Sandra yattığı yerde uykuya dalmıştı. Rusty ise onun üzerine
yatarak vücudunu ısıtmıştı.Kurtarıcıları yaklaşınca ,çocuk uyandı.Üzerindeki
elbiseler hafif olduğu halde,soğuktan zarar görmemişti.Sadık
köpek,onu soğuktan koruması ve bir tek kere havlamasıyla,hayatını
iki kere kurtarmış oluyordu.
Polis müfettişi olayı anlatırken gözyaşlarını zapt edemiyordu
“Bu havlayış, çenesi henüz iyileşmeye yüz tutan Rusty ye tasavvurumuzun
üstünde acı vermiş olacak ” dedi. Köpekçik, uzun uzun havlayamayacağını
biliyordu. Bu sebepten bizim geldiğimizi duyana kadar bekledi.
Yaratılan her canlının dünyaya katkısı olduğunu bilelim hayvanlarla
dostluğumuzu ilerletelim.
Sevgi ile kalın.
|